ben ve siz ve O
11/7/2009
hep yalnız
hep tek başıma..
karanlık bir duadır, yoldan önce
karanlık bir ulaştır, yoldan sonra.
oysa;
ana feryatlarında karanlık yoktur
kapkara olsa da
çocuk bakışlarında karanlık yoktur
simsiyah baksa da.
evet ben dinsizim
siz çok dinliydiniz.
ben seviyordum Tanrı'yı
siz tanımıyordunuz bile.
siz korkuyordunuz korkularınızdan
ben oyunlar oynuyordum günahlarımla.
siz sevaplarınızı saklıyordunuz cimrice
ben yollara çiçek diye ekiyordum
evet ben dinsizdim
ama seviyordum Tanrı'yı
hep yalnızdım bir konuda
hiç kalabalık olamadım
sosyal aşkım yoktu mesela
anlatacak anımda yoktu sosyal aşk konusunda
simsiyahtı benim kadınım
ama bembeyaz hayalleri vardı
onu kimse tanımazdı
ben tanırdım
o bile kendini tanımazdı
simsiyahtı benim günahlarım
bembeyaz güneşe açılan
bembeyaz güvercin kanatlarında
Tanrı'ya mektup ulaştıran
ırksız, dinsiz bir barıştı
bayraksız bir anlaşmaydı.
imzasız bir özgürlüktü.
evet ben dinsizdim
ama Tanrı'ya aşıktım
yollarım çoktu O'na giden
siz ibadetperestlerdiniz
eğilip duran, Tanrı'yı bulamayan!
siz yolsuz yolculardınız
ben çok yoldan ulaşırdım O'na.
"Kudüs Oğlu"
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
zamanlar ve benler
11/7/2009
iki dünya düşünürler
oysa iki dünya vardır düşünüldüğü için
yaşam ve ölüm dünyası
ara geçiş yoktur bazen
çünkü arası hiçtir çoğu zaman.
hamakta uyunan bir zamandır
çocukları izlerken delice çocuk olmak
yüzerken balık,
hayal kurarken martılar kadar yüksek
üzülürken solucanlar kadar alt
ara geçiş değildir
o yaşamdır, dünyadır ve hiçtir.
her bir kadına uzandığında kirli ellerim
mükkemmel temizlendi.
isimler uçtu, kayboldu değişti ve geri geldi
kimlik adımla yalanladım kendimi
değiştim,
moskat haberciydi,
cps bir kitap gibi
kudüs'ün oğlu ara geçişlerin tek ismi
mükkemmelliyetçiliğin hiçleştiği
ve değmemiş bir fransa ihtilalinin değişmemiş insan arayüzü.
kamusuz, topraksız, mülksüz.
aşka tapan, aşka sıçan, yaralı, sağlam.
ve kıpkırmızı şaraplar
sadece benim için aktı
senin için aksın kanlar cüce dünya
koca kalbimde bir hiçsin
koca içinde küçük bir piçim bugün.
"Kudüs Oğlu"
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
doğa, insan ve doğal insan
11/3/2009
DOĞA, İNSAN VE DOĞAL İNSAN.
İnsanlar üzerine kurulu bir doğa yoktur, Doğa insanlara özel bir şey değil; insanlar doğaya özel canlılardır aynı var olan tüm canlılar gibi. Kendi hayatlarını kirletmiş insanlar, bunu önce diğer insanlara sonra diğer canlılara bulaştırır. Kendi hayatındaki zorlukları aşarken başka hayatlara verdiği zararları yok sayan o insan her şeyi kirletirken şunu asla düşünememiştir; Doğa, insanlar olmadan yaşayabilir fakat insanlar Doğa olmadan asla yaşayamazlar!
Kendisini düşünen, kendisinden sonraki insanları düşünmeyen o insan bir kişi değil, hepimiz sayılırız. İnsan olmanın acizliklerinden biriside budur; Ego.
Doğa; içerisindeki tüm canlılara sınıf ayrımı yapmadan yaşama hakkı vermiştir. Kendisinden gelen bu yaşama enerjisiyle yaşayan hiçbir canlı doğaya insanın verdiği zararı vermemiş ve vermeyecektir. İnsanın en büyük hastalıklarından biriside yine doğanın kendisine sağladığı Ben’cilik düşüncesi, mantık ve öngörüdür. İnsanı diğer canlılardan ayıran özelliklerinden bazıları Öngörmek, Mantık iken ne yazık ki bunu egosuna teslim olmuş şekilde yanlış yollarla kullanıp öngörüde berbat bir şekle getirdiği hayatı tek bir yoldan; sadece kendisinin yaşayacağı zaman içerisinde değerlendirmektedir. Oysa bugün dünyanın haline baktığımızda geçmişte yine aynı düşünce tarzıyla hareket etmiş insanların bize nasıl bir dünya bıraktığını görmemek elde midir? Artık düşünme vakti geldi hatta geçiyor. Kendimizi düşünerek bu yolda devam edip geleceğin hayatını bizimkinden daha berbat bir hale getirecek yola döneceğiz ya da bize sunulmuş bir kirli dünyayı olabildiğince temizleyerek ve kirletmeyerek bizden sonraki tüm canlılığa bırakabileceğimiz en temiz dünyayı vereceğiz.
İnsan olmanın utancı bizim yaptıklarımız değil, bize kadar yapılmış bu bencillik tarafından oluştu. Hayatımız duvarlar içerisinde, hormonlarla ve ilaçlarla geçerken, yaygınlaşan hastalıklar, doğal felaketler, gürültü ve görüntü kirlilikleri, hava kirliliği ve susuzluk insanların dünyayı nasıl kirlettiğini gösterecek önemli unsurlar. Bugün hiç araştırma yapmadan bunları görebiliyoruz fakat aynı zamanda gözlerimizden uzak bir yerlerde büyük şirketlerin kazançları için doğaya yine saldırılıyor. Gözlerimizden uzak bir yerlerde bazı insanların kazançları için binlerce canlının yaşama hakkı elinden gasp ediliyor! İnsanın kendisine mülk ettiği bu dünyada aklını kötüye kullanması diğer canlıları yok sayması ve onların yaşama hakkına tecavüz edecek hakkı kendinde bulması büyük bir utançtır!
Şunu anlayamıyoruz, onlar orada yaşıyor ve onlarında kendi hayatlarını sürdürme hakkı var. Bizim onlardan daha gelişmiş bir beyine sahip olmamız onların yaşama hakkını hiçe saymak değil aksine onların yaşama haklarına tecavüz edenlerden hesap sormamızı gerektiriyor! Dünyada insanoğlunun diktatörlüğü kendisinden başka hiçbir canlıyı tanımayarak olabildiğince tür kırıcı girişimleri mutlu haberler gibi gösterip yüzyıllardır yıkanmış beyinlerimizi kandırmaktadır. Bu dünya sadece bizim değil! Saygı insanla insan arasında değildir sadece! Derhal doğana dön, kendine terbiyesizlik etme, kendini kandırma!
MOSKAT L.CPS